Ana Sayfa        Haberler          vefat edenler   iletişim         Otobüs Tarifesi   Akviranca         Tel Rehberi

 

 

 

Yükleniyor...

 

 

 

 

Akören de Çorbaya Davet 

 09.11.2015 09:38:41 Editör Akören Sitesi web counterkişi bu haberi okudu

Cemaât, mevsim tam güz mevsimi. Yani "ömrün uzun olsun, düğünün güzün olsun", duasına massar olunan günlerdeyiz.  Dolayısı ile düğünlerin çokluğu demek davetlerin çokluğu demek. Davetleri de okuyacak gençler gerek. Çağırıyoruz iki genç, "gençler sabaha davet var. Şu listeyi (ne noksansız, ne de fazlasız) okuyuverin." diyoruz. Yüzümüze bakıyorlar "parası" der gibi ima ediyorlar. Arkadaş çıkışıyor, "biz senin babayın düğününde parayla mı okuduk delikanlı, sıra sen de haydi bakalım"  dedi. Delikanlı saygıdan başını önüne eğip, emri-vaki olarak listeyi aldı. Haydi bakalım, kolay gelsin. (Buraya kadar olanı günümüze uyarlamadır.)

Eskiden davetler sabahtan yapılır. Camiden çıkan sıcacık çorbasını içer, etli bulgur pilavını yer ve ak helvasını da üstüne götürür, ondan sonra işine gücüne bakardı.Davetiyeleri sabah ezanları ile okumakta köyün gençlerine düşerdi.İşte o günlerden esinlenerek, birazda hayal gücü ve nostaljiyle hazırlanmış bir kesit. 

       

                  Çorbaya Davet

   Len yeren sabaha davet var, adam okunacak,

   desene kaptın listeyi,ucu bize de dokunacak.

   Yok len tehdit etti valla,"-almazsan vururum."

   ulen bende dedim, bugün iş yok bi güzel uyurum.

 

   Neyse bugünde evlere gitmeyelim, oda da yatalım,

   Saygısız erken okur ezanı,onun sesiyle kalkalım.

 

   Düğün kimin davet kime, olmasın bi kaydırık-kuyduruk,

   bu sefer iş ciddi,bizzat kendi elleriyle verdi Buyruk.

 

   Aman yerenim atlamak yok, kapı-kapı çalıp okunacak,

   uyuyanlar zorlada olsa, damdan inip uyandırılacak.

   Bulursan davete, bulamazsan ruhuna Fatiha okunacak.

   senin anlıyacağın yaptığımız iş, bi dişe dokunacak.

 

   Tülce bizim, şuradan horozun tepeden başlıyalım,

   yüğden inip, caminin önünden aktaşı boylayalım..

     Oku bakalım ilk başta kim var, liste nereye gitti,

    -Güdek Halil; kapı kilitli çekenhasana çifte gitti.

    -Gara Kazım; Uşakları dinlemedi kendi bildiğine gitti,

    -Yanıcıların topal İbirağım; bu senede yoz çobanı gitti,

    -Golcu Mehmet ile Hasanali; omzunda nacak, oduna gitti,

    -Kör Norinin Mevlüt; yarımcaya nadas yapmaya gitti,

    -Deli Bayram; Yeni muhtar mazbatasını almaya gitti,

    -Berber Hidayet; gudrefe bostan bekçisi çıktı,gitti,

    -Çilli;yarenlikliydi, severdi sohbeti, kişiğe gitti,

    -Arıcıların Kazım; hakkını yememek lazım, oda  gitti,

    -Selahaddin efe;elinde kafes keklik avına diye gitti,

    -Berber Abdullah;ne denir ahiretlik kula,-deki gitti,

    -Körbekirin Selam; garga görmeze kar basmaya gitti,

    -Hürünün siydali;elinde düdük korumaya bekçi gitti,

    -Ala İzzet; zarar ettik len yeren diye-diye  gitti,

    -Çoban Osman; aldı sürüyü yazıya doğru sürdü gitti,

    -Çoturun Hasan ve siyitmemet,Çimenlinin Sarettin kapı kitli,

    -Fakışın Muharrem;vur kapıya söğemez len yeren,hacıya gitti,

    -Dadavun Yarım;iki kapılı han, birinden girdi öbüründen gitti, 

    -Molla Mustafa;Karlar yağdı izler kapandı, oda gitti,

    -Koyuncunun Murat;İşi kabala aldı,erken bitirdi gitti,

    -Gürcünün İyip; Gençliği heybetliydi, amma oda gitti,

    -Seroşun ibrahim ve Hüseyin;İstiklal gazileri,onlarda gitti,

    -Sağır Kazım;Duyurmak için pek vurmak lazım, nafile oda gitti,

    -Ardıçlının Alı;pılıyı pırtıyı topladı,tülceyi boyladı gitti,

    -Macarın Sarattin; Örsü çekici kaldı, kendisi vardı gitti,

    -Hadıklının Alı;O bir ekoldü,hendeseden iyi anlardı gitti,

    -Garaböcünün Adil; İşte orada dur len yeren,

     Sakın duramadım deme, yap acılı bir fren,

     Bu kara böcünün Adil,benim öp-öz dedemdi,

     Tam onbeş yıl önce, ahirete intikal etti,

     Biz sabahtan beri ahirete gidenleri,okurda okuruz,

     Çıkan yok, habire kitli kapılara, vururda vururuz,

     Hadıklının Alı,gara Kazım,deli Bayram der dururuz,

 

     Ulen adamım bu Buyruk bizimle harbiden kafa bulmuş,

     Neyse kızma boş ver, yak bi.. cıgara, olan olmuş,

 

     İyide bu Buyruk dediğin, yıllar önce ölmedimiydi?

     Listeyi alırken rüyadamıydın, kendisini görmedinmi?

 

     Durlen kızma hemen, ahiretliklerin ruhları şadolsun,

     Bizden önce gidenlere, bir nebze hayır duamız olsun,

     Vayy bee.. kimler gelmiş, kimler göçmüş bu diyardan,

     Çok derine dalma, öyle uygun görmüş bizi yaradan...

 

     Fatihalarla anmak maksadımız, hayırlı dualar ola...

     İncitmek değil kastımız,sürçili lisan ettikse affola.

                                          Ömer EĞREN

 

 

       İlavedir; Gençler, tam liste bitti derken, "yazmamışlar ama şuradan Muammer Hocayı da okuyalım, (rahmetli o vakitler sağ) o da bizim kıyağımız olsun derler. Ve çalarlar hocanın kapısını, hocanın karısı alaca-karanlık perdeyi gıyadalar. "ulen hoca çocuklar davete okurlar, sen daveti severdin. Kalk git şu davete çorbayı kaçırma"der. Hoca; yorganın altına saklanır gibi iyice sokulur. Ve hanımına çıkışır, "Ört perdeyilen avrat senin aklın ermez, onlar götürmeye geldi. Okuduklarına bir bak sana, hiç hayatta olan var mı? Seslenme gıkını bile çıkarma." der.

 NOT: Muammer Hocanın nüktedanlığından yola çıkarak, yakınları ve sevenlerinin hoş

görüsüne sığınıp, bizde bu espiriyi yaptık. Olduysa tabiî!!.............!

 

Konya Akören İlçesi  Web Sitesi akoren.gen.tr  Ali Bekir Gültekin