Ana Sayfa        Haberler          vefat edenler   iletişim         Otobüs Tarifesi   Akviranca         Tel Rehberi

 

 

 

Yükleniyor...

 

 

 

 

Akviran Köyümü Hayal ediyorum

Tarih26.12.2015 09:18   Akören Sitesi  web counterkişi bu haberi okudu

Ah Girdabına Kapıldığım Böyük Şehir Ahh!

Ömer Eğren

 Bu büyük şehirlerin kalabalıkları var ya, insanı yutarda haberin bile olmaz. Haberin olduğunda da avazın çıktığı kadar bağırsan, yırtınsan, dövünsen duyan olmaz.

      Eskiden bizim köyümüz, Nahiyemiz, Bucağımız vardı. Adı da Akvirandı. Akviran yine Akviran ve olduğu yerde duruyor. Amma ve lakin biz yuvadan uçtuk uzaklaştık ve uçunca da yalnızlaştık. Oysaki o yuvadan uçup başlarını kurtarsınlar diye ebeveynlerimiz (anamız-babamız-ebemiz-dedemiz-ağamız) tüm sülâle bizim için ne çok çalıştılar ve bizi de ne çok çalıştırdılar haaa! Hatta ebemiz Konya’ya ilk yeni geldiğimizde bizimle kalır, yemeğimizi pişirirlerdi. Biz onca iş-güç arasında yaklaşık on bin nüfuslu Akviran’ın kapı saymaca evlerini, insanlarını, lakaplarını, sokaklarını, caddelerini, köyün dışında Kırkkapısını, Kayısını, Bayındırını, bayamını eriğini, goruğunu, korusunu, Akoğlanın Kayasını, Amet öldüğü dereyi, Garga görmezi, yeni çeşmeyi su gibi bilirdik. Atmışaltıyı, pokeride bilirdik. Yakalanırsak dayağıda yiridik. Kısaca dolu-dolu, cıvıl-cıvıldık. Hanyayı Konyayı duyarıdıkda bilmezdik. Camız Ağanın evinin oralara gelince Konya’ya geldik zannederdik. O zaman oralarda cadde geniş, yolda beton döklüydü. Çalıştırırlardı dedik. Gece yarısı kaldırırlar sapa götürürlerdi. Ekin işlettirirler, yığın vurdururlardı. Burnu sürtülsün, ocusunda şu köyü terk etsin, başını kurtarsın diye her yolu denerlerdi. Ve istedikleri oldu, o gençlik, o nesil okudu dışarıda iş buldu, köyü terk etti. Kimisi çok uzaklara gitti ebeveynin cenazesine bile yetişemedi. Kimisi bayramdan bayrama uğrak verir oldu. Kimisi hepten kilit vurdu. Ve ortak payda gittikleri yerde eskileri yâd edecek köylüsü yoksa, (bereket karısı % 90 köylüsü), eğer oda köylüsü değilse hepten yalnızları oynuyor demektir. Şimdi ben çocuklarıma köylüm diyemiyorum. Tetir diyorum, yüzüme bakıyor. Horazın Tepe diyorum, yüzüme bakıyor. Guru Kafanın Değirmeni, Çat Deresi, Hadıklının Alı diyorum yüzüme bakıyorlar. Şimdi ben nasıl aynı dili konuştuğumuzu diyeyim.    

        Aynen bizde büyük şehirlerle aynı dili konuşmuyoruz. Belki çalışıyoruz işimiz gücümüz, ekmeğimiz aşımız var ve eskisinden bol. Sulu pilava talim etmiyoruz yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda ama tadı yok be köylüm. Eğer köylün varsa düğününde, cenazende şinlikli, yoksa hepten kalabalıklar içinde milyonluk şehirlerde boğulduk, yok olduk gittik be köylüm.

        Aklıma geldi. Günlerden bir gün beden terbiyesinin yüzme havuzlarına yüzmeye gidiyoruz. Bu benim ilk gidişim ama varsın olsun, biz yeni çeşmenin olimpik sularında kulaç atmış, kurbağalama yüzmüşüz. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın deyip giydik mayoları. Havuz kalabalık. Elli-altmış kişi kadar varlar. Hemen uygun bir yer bulup gözümü kırpmadan attım kendimi suya. Suyun içinde doğrulayın Didim, baktım tabanda gömük pardon kum yok. Bizim yeni çeşmeye hiç benzemiyor. Terazinin ağır kefesi gibi beni aşağı çekti gitti. Neyse dibi buldum. Can havliyle yukarı sıçrayıp derin bir nefes aldım. Ama nafile geriye aynen bir daha battım. Bağıracağım utandım (yüzmesini bilmez diyecekler diye) bağıramadım. Birkaç kez daha suyun üstüne sıçrayıp nefes yeniledim. Ve sonra takatim kesildi ana rahmindeki çocuk gibi suyun dibinde kalakaldım. Hayatım bir film gibi gözümün önünden akıp geçmeye başladı. Birileri beni görüyor hatta sürtünüp geçiyor. Her halde dip dalma rekoru kırmaya çalıştığımı zannediyorlar ki benimle ilgilenen yok! Sonra adı bende saklı bir abimiz (köylümüz), ‘hani ağam Feyyaz Hacımar nerde’ diye seslendi. Ben ötesini hatırlamıyorum. O Abimiz yeniden hayata dönmemize vesile oludu. Demek ki yiyecek ekmeğimiz, içecek suyumuz varmış (gerçi o gün orda bir buçuk kova su içmişim, göğüs masajıyla çıkarttılar.), öldürmeyen Allah Öldürmüyor işte. Velhasıl uzun lafın kısası, sözün özü; kalabalıklar (elli-altmış kişi) arasında Niyazi olup giderken iki köylüm bana dur gitme diye bağırdı ve sözlerini tuttuk.

        Ve yine velhasıl yüzbinler milyonlar arasında da olsan köylün yoksa yalnızsın yalnız! Hemde Yapayalnız!!!!

                                                                                                                    Ömer EĞREN

 

Konya Akören İlçesi  Web Sitesi akoren.gen.tr  Ali Bekir Gültekin