Ana Sayfa        Haberler          vefat edenler   iletişim         Otobüs Tarifesi   Akviranca         Tel Rehberi

 

 

 

Yükleniyor...

 

 

 

 

 

Veyis Ersöz'e vefa gecesi

Tarih 22.08.2016 09:18 Akören Sitesi web counterkişi bu haberi oku

Akörenli Hemşerimiz Eğitimci Yazar Veyis Ersöz'e 20.08.2016 günü Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin düzenlediği kültürel etkinlikler programı çerçevesinde, “Veyis Ersöz’e Vefa” programı icra edildi.

Konya İl Halk Kütüphanesi salonunda yapılan programda, Abdullah Büyük hoca efendi, Konya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Halil Ürün ve Salih Sedat Ersöz, Veyis Ersöz ile ilgili hatıralarını ve düşüncelerini ifade ettiler.

Oldukça ilgi gören programa, TYB Konya Şube Başkan vekili Prof. Dr. Hayri Erten, Prof. Dr. Ahmet Kazım Ürün, Basın Yayın Enformasyon Konya İl Müdürü Cemil Paslı, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Ersöz, Aydınlar Ocağı Başkanı Mustafa Güçlü, Konyalı yazarlar İhsan Kayseri, Kazım Öztürk, Ömer Lütfi Ersöz, Sadık Gökçe, Anuş Gökçe, Serdar Ceylan ve çok sayıda dinleyici katıldı.

Program, Veyis Ersöz’ün hayatını konu eden sinevizyon gösterimi ile başladı. Daha sonra panele geçildi. Panelde ilk konuşmayı yapan Salih Sedat Ersöz, öncelikle 15 Temmuz’da meydana gelen korkunç, kanlı ve TC Tarihinin en büyük ihaneti diye nitelendirdiği darbe girişimini konu edindi, daha sonra da babası Veyis Ersöz ile ilgili hatıralarını anlattı.

Salih Sedat Ersöz konuşmasında şunları söyledi:

“15 Temmuz’da yaşadığımız kanlı ve korkunç ihanet girişimi sadece bir darbe kalkışmasından ibaret değildi. Ülkemizi önce iç savaşa sonra da dış güçlere peşkeş çekmeye kadar götürecek bir işgal girişimi idi. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Hükümetimiz, Siyasi Parti Genel Başkanları, STK lar ve tüm milletimizin şahlanışı ile hamdolsun ikinci bir Çanakkale zaferi kazanıldı. Allah bu millete bir daha böyle kötü günler yaşatmasın ve ülkemizi sonsuza kadar bahtiyar etsin, Türkiye’yi tekrar İslâm Âlemi’nin lideri yapsın İnşallah…

Babacığım Veyis Ersöz, adını aldığı, 2. Abdülhamit zamanında sarayda yetişen amcası Veyis Efendi’nin ilmini, ahlakını, çalışma prensibini ve tüm olumlu güzelliklerini adıyla birlikte bünyesine almıştı. Babamı fiziki olarak Mehmet Akif’e çok benzetirler. Ancak önemli olan fiziki benzeme değildir. Babam fiziki benzemekten ziyade, huy ve karakter olarak Mehmet Akif’e benzer. Babam da aynen Mehmet Akif gibi, sözüne sadık, onun gibi titiz, yaptığı tüm işlerinde hassas, yardımsever ve aynen Akif gibi mücadeleci bir ruha sahiptir.

Babacığım biz evlatlarını yetiştirirken; ibadetlerimize, siyasi şuurlu olarak yetişmemize ve ilim öğrenme yolunda kitapla yetişmemize çok önem vermiştir. Bize verdiği ölçüler sayesinde, hiçbir zaman sapkın görüşlere ve yoldan çıkmış düşünce gruplarına meyletmedik ve onlarla zerre-i miktar kadar bir bulaşığımız olmadı hamdolsun.

Babamın yazarlık hayatında gösterdiği yılmaz mücadelesi de ele alınmalıdır. Açılan davalara, ifade vermek üzere, sık sık gidilen Devlet Güvenlik Mahkemesi savcılarına, defalarca ev aramalarına ve hapishane hayatına rağmen mücadelesinden vaz geçmemiş ve kalemini hak davada kullanmaktan imtina etmemiştir. Allah bu dünyada beraber ettiği gibi ahiret hayatında cennette de beraber etsin İnşallah…” 

Daha sonra konuşan Doç. Dr. Halil Ürün ise; “Ben de Allah’tan ahiret aleminde Veyis Ersöz hocamızla beraber olmayı temenni ediyorum” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben, Veyis Ersöz hocamızı her güzel şeyi bulabildiğimiz bir kitap olarak nitelendiriyorum. Hayatı çilelerle geçmiş ama, güzelliklerle dopdolu geçmiş ve Allah’a muti bir kul olarak geçmiştir. Kulluğunu kendi kişisel hayatında yaşarken, çevresini de aydınlatmış, etrafına da örnek olmuş. Sadece kendi çocuklarına da değil, tüm insanlara örnek olmuş. Ömür, Allah’ın bize verdiği büyük bir sermayedir. Allah bu sermayeyi bize verirken, bunu nasıl kullanacağımızın ölçüsünü de vermiştir. Veyis Ersöz bu sermayeyi en iyi kullananlardan olmuştur. 15 Temmuz’u gerçekleştiren ihanet şebekesini gördükten sonra, Veyis Ersöz’ün hakkı ve anlamı daha çok ortaya çıkıyor. Veyis Ersöz 90 yaşında ama, Hak’ka bağlı olması, cesareti, aşkı ve sevdası ile bir çok gence örnek olacak bir delikanlıdır. Veyis Ersöz tarihe, etrafına ışık saçan, nur saçan, güzellik ve dostluk saçan bir insan olarak geçecek, 15 Temmuz’u bu millete yaşatanlar ise tarihe hain olarak geçecektir. Belediye çalışmalarımız esnasında bizi yıpratmak için aleyhimize yazı yazanların yanında, Veyis Ersöz gibi hakkı ve doğruları yazan yazarlarımız vardı ve bu insanlar bizi yüreklendirirdi. Bilirdik ki, bu insanlar iyi işler yaptığımız zaman bizim yanımızdadır, saparsak da bizi doğrultacaklardır. Bizim, gençliğimize Çanakkale ruhunu yansıtmaya ihtiyacımız var, gençliğimizi milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetiştirmeye ihtiyacımız var. İşte gözleri tam görmese de gönül gözüyle gören Veyis Hocamız bu ihtiyacı giderecek bir mektep, bir kitap, bir çınardır. Böyle bir çınara vefa göstererek kazanacak olan bizleriz.”

Son olarak konuşan Abdullah Büyük Hocamız ise konuşmasında şunları söyledi:

“Peygamber Efendimiz, Mekke insanlarını bir meydanda toplar şöyle derdi; Ey insanlar, ben size şu dağın ardında büyük bir düşman var, size saldıracaklar ve hepinizi köle yapacaklar desem bana inanır mısınız? Mekke insanı da şöyle derdi; İnanırız ya Muhammed, çünkü sen hiç yalan söylemezsin. Burada Efendimiz Peygamberlik özelliğini değil de kişilik özelliğini öne koymuştur. Bir anne çocuğunun kişilik testini yapmakla, bir bey hanımının kişilik testini yapmakla mükelleftir. Artılarını, eksilerini, yanlışlarını, doğrularını ortaya koymak, o insana yapılacak en büyük iyilik, bunu yapmamak ise o insana en büyük haksızlıktır. Diğer yandan bir insanın güncelleşmesi ancak Kur’an ile mümkündür. Kur’an hep canlıdır, beyinleri canlandırır. Mevlana diyor ki; Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme, zira bu işin bir de baharı var. 90 lık çınar ağacımızın meyvelerini devşireceği bir alem var. 90 lık çınarımız olan Veyis hocamız burada hep ekti. Allah; “biz onların önden gönderdiklerini ve geride bıraktıklarını yazarız” diyor. Önder gönderilenler ibadetlerdir, geride bırakılan ise eserlerdir. Biz, Veyis Ersöz hocamızı, önden gönderdiği amel sahibi, geriye bıraktığı eser sahibi olarak biliyoruz. Müslüman bir toplumun ortaya koyduğu ortak değeri 4 grup insandır. Bunlar; Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salih kullardır. Bunlar bizim ortak değerlerimizdir. Biz bu ortak değerlerimizle birlik ve beraberliğimizi sağladığımız zaman Ümmeti Muhammed oluruz. Diğer yandan Şehit, kendisini Allah’a adayan kimsedir. Fikirlerini, düşüncelerini, yaşantısını, kişiliğini, varlığını Allah’a adayan kimse nerede ölürse ölsün şehittir.  Biz, Veyis Ersöz hocamızı, 90 yıllık yaşantısının 75 yıllık mücadelesinde bir şehit kategorisinde olduğunu görüyoruz. Çünkü kendisini Allah’a vakfetmiş, Allah’a adamıştır. Yazılarıyla, konferansıyla, kalemiyle, varlığıyla, yaşantısıyla, her şeyiyle kendisini Allah’a hibe etmiştir. Böyle bir insan nerede ölürse ölsün hükmen şehittir. Bu mertebeyi kazanmak ütopik değildir. Biz, ortak değerlerimizin hakkını hukukunu korumakla mükellefiz. Bir Hadis-i Şerifte; “Yüce Allah, hiç ara vermeden din konusunda fidan insanlar yetiştirir. Bu fidan insanları yeteneğine göre dine hizmet yolunda kullanır” buyurulmaktadır. Bu toplantının en güzel yanı 90 yaşına gelmiş olan bir insanın vermiş olduğu mücadelesini, hizmetini, özelliklerini, hasletini vefat etmeden önce bir örnek olarak takdim etmektir. Veyis Ersöz hocamızın hayatını La Tahzen ve Galü Selama dönemlerini kendisine rehber edinerek geçen bir hayat olarak biliyoruz. Yani üzülme Allah bizimledir anlayışında Muhsin bir kul olarak kimseyi kırmadan, incitmeden, kimseyle irtibatını kesmeden kulluğunu yürüten bir hayat en güzel bir hayattır. Veyis hocamızda da bunu görüyoruz. 90 yaşına gelmiş olan bu insan hayatını bütün bu güzelliklerle geçirmiştir. Onu bize, bizi ona bağlayan temel konu İslâm’ın güzellikleri olmuştur. Bu insan, Ribat dergisi yazı işleri müdürü olarak hapse giriyor ve bana şöyle haber gönderiyor. “Aman hocam üzülmesin bu takdiri ilahidir. Dakikliğinden tutunuz da civanmertliğine varıncaya kadar her şeyiyle örnek bir insan. Mahkemesi Malatya’ya alınınca, avukatsız olarak Malatya’ya kadar gidiyor da, ağzından bir cümle şikayet çıkmıyor. Bunlar alt yapısı sağlam olan muvahhid Müslümanda aranan ve bulunan özelliklerdir. Geliniz bugün bir karar verelim. Toplumumuzun ortak değerlerini ölmeden evvel gündeme taşıyalım.”

Daha sonra kürsüye gelen Veyis Ersöz ise, 1945 yılında başladığı yazarlık hayatının, nihayete erdirdiği 2015 yılına kadar kısa bir özetini anlattı. Program Veyis Ersöz’e takdirname ve Abdullah Büyük, Halil Ürün, Salih Sedat Ersöz’e de katılım belgeleri verilmesi ile son buldu

 

Konya Akören İlçesi  Web Sitesi akoren.gen.tr  Ali Bekir Gültekin